Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba sevgili okurlarım .Sabrınız, anlayışınız ve attığınız mesajlar için müteşekkirim. Malum geçtiğimiz günlerde çok üzücü olaylara şahit olduk. Dolayısı ile ruh halim çokta kaldıramadı bu durumları ve biraz içime kapandım maalesef .Evet hayat akıyor durmaksızın ; ama işte bazen beden veya ruh o akışa ayak uyduramayabiliyor. Kendimi daha iyi hissettiğim anı bekledim o yüzden, sizinle yeniden yazılarımı paylaşmak için .Umut var ve var olmaya devam edecek ,her türlü kötülüğe inat derim çoğu kez .Başlıktan belki ipucu alanlar olmuştur. Hele ki seksenler ve doksanlar kuşağına mensupsanız. Şirinler…Uslu durursa onları görebileceğine inanan tertemiz çocuklar burada mı? Sorunuz evet ise hadi gelin Şirinler adlı dünyaca ünlü çizgi filmin tarihçesini bir inceleyelim .Aslında barındırdığı semboller açısından sadece bir çizgi film olmadığına kimler şaşıracak acaba ?
Bu çizgi filmi tasarlayan kişi ,Pierre Culliford adlı çizer. Önce ‘’Les Schtroumpfs’’ adı altında bir çizgi roman serisi olarak tasarlanan Şirinler , 1981’de ABD’de ‘’The Smurfs ‘’ adıyla çizgi film haline getirilmiş ve televizyonda yayınlanmaya başlamıştır. Otuz ülkede yayınlanarak bir ikon gelmiş ve 400 milyar dolarlık bir ticari pazar yaratmıştır. Ancak sonrasında önce ABD’de ve diğer birçok ülkede yasaklanmıştır.(Türkiye’ de bu yasağa dahil olmuştur.) Çünkü ortaya atılan iddia şudur ki ; Culliford çizgi romanda ABD kapitalizmine cephe alarak ,birçok komünist ve sosyalist öğeyi alt mesaj olarak gizlemiştir. Gelin şimdi de ABD’nin iddia ettiği çok tehlikeli bulduğu ve sosyalist alt mesajlar verdiği düşünülen ayrıntılara bakalım :
- Şirinler’in yaşadığı orman köyünde hiç ibadethanenin olmaması.(Bir çizgi filmden beklenecek belki de son detay .)
-Tüm Şirinler’in tek tip kıyafet giyiyor oluşu .(Okullarda ,askeriyede veya birçok işyerinde tek tip üniforma giyilmiyor mu zaten?)
-Köyde maddi bir unsurun yani paranın kullanılmaması ,onun yerine takas yönteminin var oluşu .
-Ortak şekilde aynı masada ,aynı yemeklerin yeniliyor oluşu .
-Şirin çileği tarlalarında emeğin ortak bölüşülmesi ve elde edilen ürününde ortak şekilde dağıtılması ( Ki hangimiz arzu etmeyiz , hırs küpü değilsek eğer böyle bir paylaşımı ve onurlu dağıtımı.)
-Şirin Baba karakterinin , Marksizim’in kurucusun olan Karl Marx’ a benzetilmesi( Zaten bilgeler tüm masalarda ve anlatılarda beyaz sakalla özdeşleştirilir.)
-Şirinler’n baş belası olan Gargamel karakterinin , dini sembolize eden papaz cübbesi ile kötü ve büyücü olarak lanse edilmesi.Ayrıca kedisi Azman’nın da ,kapital sistemin uşağı olmak isteyen ,hizmetkar ve akıl sevmeyen kişileri yansıtması .
-Tek kadın karakter olan Şirine’nin ‘’Feminist ‘’ harekete atıfta bulunması .(Ataerkil düzene başkaldırı olarak sayılmış.)
Okuduğunuz üzere iddialar çok çarpıcı .Ama karakterlerin mimarı Culliford , sağken bu soruların ve iddiaların hiçbirine cevap vermemiştir. Belçikalı çizerin yaşadığı dönemin ve ülkenin siyasi dinamikleri de muhakkak kalemi üzerinde etkili olmuştur. Ancak ‘’Kapital Düzen’’in öncüsü olan ABD’nin bu iddiaları ,muhakkak kendi var oluşunu korumak için de propagandaya dönüştü bir süre .Çünkü ilerleyen süreçte ,Şirinler’e dünya çapında olan sevgiyi ve ilgiyi farkeden ABD’li yapımcılar, (ki muhtemelen çok yüksek tirajlı bir pazarın kokusunu almış olmalılar) bu efsane çizgi filmi daha da parlatarak yeniden ekranlara sunmuşlardır. Oyuncaklarından , kostümlerine ,şekerlemelerinden ,pastalarına kadar her türlü mecrada boy gösteren Şirinler, müthiş bir kapital birikimin sermayesi olmuştur.
İşte böyle sevgili okurlarım. Belki de birçoğunuz bu yazdıklarımı yeni öğrenmiş, hiç bu söylemlere rastlamamışta olabilirsiniz. Ama bu açıdan bakılınca ‘’Şirinler’’ yazım ve yayın dünyasının gerçekten de ikon haline gelmiş çizgi filmlerinden biri. Biz iyi çocuklardık ; buna eminim .Dizimiz kanayana kadar ip atlayan , yakan top oynayan , salçalı ekmeklerle kapı önünde karın doyuran …Akşam ezanı okununca koşarak eve giden ,bakkaldan leblebi tozu alıp kendini çoğu zaman boğmayı başaran, beyaz mendillerin içinde bayram harçlığı verilen masum çocuklardık .Ama yine de ‘’Şirinler’’ i göremedik ; görür müyüz o da meçhul …Ama umarım gelecek nesiller , daha güzel Şirinler Köyler’i inşa edip, zehirsiz gıdalar üretir , neşeli kalabilmenin yollarını bulurlar. Kardeşçe yaşamayı erdem sayarlar …Aynı Şirinler ‘de olduğu gibi…Son bir temenni de daha bulunmak isterim ; Gargameller’in de umarım soyu tükenir ,amin .
Bir sonraki yazıma kadar siz sevgili okurlarıma hürmetlerimi sunarım .Kalınız sağlıcakla. Bu hafta iyi kalmaya çalışalım bakalım, belki Şirin Baba bir yerden el sallar ,kimbilir?
DEMET SAÇAN /12 ŞUBAT 2025
Yorum Ekle
Yorumlar
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DEMET SAÇAN
USLU BİR ÇOCUK OLURSAN ŞİRİNLER’İ GÖREBİLİRSİN
Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba sevgili okurlarım .Sabrınız, anlayışınız ve attığınız mesajlar için müteşekkirim. Malum geçtiğimiz günlerde çok üzücü olaylara şahit olduk. Dolayısı ile ruh halim çokta kaldıramadı bu durumları ve biraz içime kapandım maalesef .Evet hayat akıyor durmaksızın ; ama işte bazen beden veya ruh o akışa ayak uyduramayabiliyor. Kendimi daha iyi hissettiğim anı bekledim o yüzden, sizinle yeniden yazılarımı paylaşmak için .Umut var ve var olmaya devam edecek ,her türlü kötülüğe inat derim çoğu kez .Başlıktan belki ipucu alanlar olmuştur. Hele ki seksenler ve doksanlar kuşağına mensupsanız. Şirinler…Uslu durursa onları görebileceğine inanan tertemiz çocuklar burada mı? Sorunuz evet ise hadi gelin Şirinler adlı dünyaca ünlü çizgi filmin tarihçesini bir inceleyelim .Aslında barındırdığı semboller açısından sadece bir çizgi film olmadığına kimler şaşıracak acaba ?
Bu çizgi filmi tasarlayan kişi ,Pierre Culliford adlı çizer. Önce ‘’Les Schtroumpfs’’ adı altında bir çizgi roman serisi olarak tasarlanan Şirinler , 1981’de ABD’de ‘’The Smurfs ‘’ adıyla çizgi film haline getirilmiş ve televizyonda yayınlanmaya başlamıştır. Otuz ülkede yayınlanarak bir ikon gelmiş ve 400 milyar dolarlık bir ticari pazar yaratmıştır. Ancak sonrasında önce ABD’de ve diğer birçok ülkede yasaklanmıştır.(Türkiye’ de bu yasağa dahil olmuştur.) Çünkü ortaya atılan iddia şudur ki ; Culliford çizgi romanda ABD kapitalizmine cephe alarak ,birçok komünist ve sosyalist öğeyi alt mesaj olarak gizlemiştir. Gelin şimdi de ABD’nin iddia ettiği çok tehlikeli bulduğu ve sosyalist alt mesajlar verdiği düşünülen ayrıntılara bakalım :
- Şirinler’in yaşadığı orman köyünde hiç ibadethanenin olmaması.(Bir çizgi filmden beklenecek belki de son detay .)
-Tüm Şirinler’in tek tip kıyafet giyiyor oluşu .(Okullarda ,askeriyede veya birçok işyerinde tek tip üniforma giyilmiyor mu zaten?)
-Köyde maddi bir unsurun yani paranın kullanılmaması ,onun yerine takas yönteminin var oluşu .
-Ortak şekilde aynı masada ,aynı yemeklerin yeniliyor oluşu .
-Şirin çileği tarlalarında emeğin ortak bölüşülmesi ve elde edilen ürününde ortak şekilde dağıtılması ( Ki hangimiz arzu etmeyiz , hırs küpü değilsek eğer böyle bir paylaşımı ve onurlu dağıtımı.)
-Şirin Baba karakterinin , Marksizim’in kurucusun olan Karl Marx’ a benzetilmesi( Zaten bilgeler tüm masalarda ve anlatılarda beyaz sakalla özdeşleştirilir.)
-Şirinler’n baş belası olan Gargamel karakterinin , dini sembolize eden papaz cübbesi ile kötü ve büyücü olarak lanse edilmesi.Ayrıca kedisi Azman’nın da ,kapital sistemin uşağı olmak isteyen ,hizmetkar ve akıl sevmeyen kişileri yansıtması .
-Tek kadın karakter olan Şirine’nin ‘’Feminist ‘’ harekete atıfta bulunması .(Ataerkil düzene başkaldırı olarak sayılmış.)
Okuduğunuz üzere iddialar çok çarpıcı .Ama karakterlerin mimarı Culliford , sağken bu soruların ve iddiaların hiçbirine cevap vermemiştir. Belçikalı çizerin yaşadığı dönemin ve ülkenin siyasi dinamikleri de muhakkak kalemi üzerinde etkili olmuştur. Ancak ‘’Kapital Düzen’’in öncüsü olan ABD’nin bu iddiaları ,muhakkak kendi var oluşunu korumak için de propagandaya dönüştü bir süre .Çünkü ilerleyen süreçte ,Şirinler’e dünya çapında olan sevgiyi ve ilgiyi farkeden ABD’li yapımcılar, (ki muhtemelen çok yüksek tirajlı bir pazarın kokusunu almış olmalılar) bu efsane çizgi filmi daha da parlatarak yeniden ekranlara sunmuşlardır. Oyuncaklarından , kostümlerine ,şekerlemelerinden ,pastalarına kadar her türlü mecrada boy gösteren Şirinler, müthiş bir kapital birikimin sermayesi olmuştur.
İşte böyle sevgili okurlarım. Belki de birçoğunuz bu yazdıklarımı yeni öğrenmiş, hiç bu söylemlere rastlamamışta olabilirsiniz. Ama bu açıdan bakılınca ‘’Şirinler’’ yazım ve yayın dünyasının gerçekten de ikon haline gelmiş çizgi filmlerinden biri. Biz iyi çocuklardık ; buna eminim .Dizimiz kanayana kadar ip atlayan , yakan top oynayan , salçalı ekmeklerle kapı önünde karın doyuran …Akşam ezanı okununca koşarak eve giden ,bakkaldan leblebi tozu alıp kendini çoğu zaman boğmayı başaran, beyaz mendillerin içinde bayram harçlığı verilen masum çocuklardık .Ama yine de ‘’Şirinler’’ i göremedik ; görür müyüz o da meçhul …Ama umarım gelecek nesiller , daha güzel Şirinler Köyler’i inşa edip, zehirsiz gıdalar üretir , neşeli kalabilmenin yollarını bulurlar. Kardeşçe yaşamayı erdem sayarlar …Aynı Şirinler ‘de olduğu gibi…Son bir temenni de daha bulunmak isterim ; Gargameller’in de umarım soyu tükenir ,amin .
Bir sonraki yazıma kadar siz sevgili okurlarıma hürmetlerimi sunarım .Kalınız sağlıcakla. Bu hafta iyi kalmaya çalışalım bakalım, belki Şirin Baba bir yerden el sallar ,kimbilir?
DEMET SAÇAN /12 ŞUBAT 2025